ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI HZ. MARİFETNAME

— Ey Nefsim! Şüphesiz Cenab-ı Hakkın ezelde takdir buyurduğu şeyler zamanı gelince olur. Ey Allah'ın kazasına razı olmayan nefis! Bu isyanından ne kazanıyorsun? Sen Allah'ı kendine Rab kabul ettim diyorsun. O halde niçin onun kazasına razı olmuyorsun? Yoksa kazanın rububiyet şanından olduğunu bilmiyor musun? İyi bil ki, Allah'ın bütün kazasına razı olmadığın müddetçe onun rızasını ve muhabbetini

Cenab-ı Hak sana bir müddet dünyalık yermediği zaman ise nefsine şöyle seslenirsin:

— Ey nefsim! Cenab-ı Hak senin hâlini senden daha iyi bilir. O sana herkesten daha çok acır. O âleme nzık veren Rezzâkatı âlemdir.

Eğer bu anlatılanları iyice beller ve aklında tutarsan, tevekkül, tefviz, sabır ve rızâ gibi dört aslın tamamında kuvvetli olursun. Kalbdeki her türlü engel .silinir, ibadetten zevk alır marifet ve muhabbetullaha erersin. Allah katında yüce derecelere ulaşan kullardan sayılırsın. Dünya hayatında hem bedenin hem de ruhun rahat olur, ahirette de saadete ererek hem dünyada ve hem de ahirette selâmete erersin. -

TEFVtZNAME

Hak serleri bayreyler Zannetme ki gayşeyler Arif anı seyreyler.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler Sen Hakka tevekkül kıl Tefviz et ve rahat bul Sabr eyle ve razı ol.         •

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler Kalbin ona berki eyle Tedbirini terk eyle Takdirini derk eyle.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Hallâk-ı Rahim oldur Rezzâk-ı Kerim oldur , Fe'âl-İ hakim oldur.

«04

MevJ& görelim neyler

Neylerse güzel eyler. BU kad-ı hacâtı (Allah) Kıl âna münacâtı Terk eyle murâdâti (dilekler)

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Bir işi murâd etme Olduysa inâd etme Hak'dandır o reddetme *

Mevlâ .görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Hakkın olacak işler Boştur gâm-u teşvişler (telâş) Ol hikmetini işler.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Hep işleri fâiktir Birbirine lâyıktır Neylerse muvafıktır.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Dilden gamı dür (uzak) eyle Rabbinle huzur eyle Tefviz-i umur eyle (işleri Allaha havale et)

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Sen adli zulüm sanma Teslim ol oda yanma Sabret, sakın usanma.

Mevlâ görelim neyler v Neylerse güzel eyler. Deme şu niçin şöyle Bak sonuna sabr eyle Yerincedir ol Öyle.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler.

Hiç kimseye hor bakma

incitme gönül yıkma Sen nefsine yan çıkma

485

ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI HZ.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Mü'min işi renk olmaz Akıl huyu cenk olmaz Arif dili tenk (dar) olmaz

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Hoş sabr-ı cemilindir Takdir-i kefilindir  Allah ki vekilimdir

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler Her dilde onun adı Her canda onun yâdı Her kuladır imdadı

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Nâçâr kalacak yerde Nâgâh eder ol perde Derman eder ol derde.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Her kuluna her anda Geh (bazan) kahr-û geh ihsanda Her anda o bir şanda.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Geh mu'ti û geh mâni Geh darr ü gehi nâfl Geh hâfidu gef râfi.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Geh âbdin eder arif Geheymenü geh h&if (korkutucu) Her kalbi odur sârif (bilen)

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Geh kalbini boş eyler Geh hulkunu (huyunu) hoş eyler Geh aşka duş eyler (bağlar)

490

MARİFETNAME

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Geh sâde ye geh rengin Geh tabun eder rengin (Taş eder kalbini) Geh hürrem (sevinçli) geh gamgin (kederli)

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler Az ye, az uyu, az iç Ten mezbelesinden geç Dil gülşenine gel göç

Mevlâ görelim neyler  

Neylerse güzel eyler. Bu nass (insanlar) ile yorulma Nefsinle dahi kalma Kalbinden irap olma.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Geçmişlerle geri kalma Müstakbele kem dalma Hal ile dahi olma.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler., Her dem anı zikreyle Zirek (Kurnazlık) ligi koy şöyle Hayrân-ı Hak ol şöyle.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Gel hayrete dal bir yol Kendin unut anı bul Koy gafleti hazır ol.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Her sözde nasihat var Her nesnede ziynet var Her işte ganimet var.

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler. Hep rumz (işaret) u işarettir Hep gamz ve beşâdet (müjde) tir. Hep ayn-ı inayettir.

407

ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI HZ.

Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler.

Her söyliyeni dinle

Ol söyleteni anla

Hoş eyle kabul canla. Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler.

BU elsine-i halkı (halk dilleri).

Ekl&m-ı H»K ey jffalflcf

Öğren edebu hulku. Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler.

Yallah güzel etmiş

Billah güzel etmiş

Tallah güzel etmiş.

Allah görelim netmiş Ne etmişse güzel etmiş.

BÖLÜM: 4

KULUN EN YÜKSEK DİLEĞİ OLAN ALLAH'I MARİFETİ

MARİFET SAHİHLERİNİN ÜSTÜN DERECE VE

MAKAMLARA ULAŞMALARI.

ARİFLERİN HUZUR VE ÜNS DEVLETİNE ERMELERİ

SEVGİ VE AŞK DENİZİNE DALMALARI

VELİLERİN AVAMDAN EVLA OLMALARI, GKFtKYHRf

KURTULUP HUZURA VE HAKKIN ÜNSÜNE ERMELERİ

AŞK ŞARABINI İÇMELERİ, HAYVANİ SIFATLARDAN

ARINIP İLAHİ AHLAKLA BEZENMELERİ.

VELİLERİN KERAMETLERİ İLE ALLAH'A YAKLAŞMANIN

YOLLARI.

BEŞ KONUDAN İBARETTİR.

KONU: l

KENDİNİ BİLMENİN ALLAH'I TANIMAYA ANAHTAR OLMASI, ARİFİN KALBİNE GELEN MAEİFETULLAH'IN, KUL iÇiN EN BÜYÜK DİLEK OLMASI. ARİFİN MASİVAYI BULMASI, KENDİNDEN GEÇMESİ, KORKU VE ÜZÜNTÜDEN EMİN OLMASI, CENAB-I HAKKIN SELBİ SIFATLARDAN UZAK OLMASI VE SÜBÜTİ SIFATLARLA MUTTASIF OLMASI.

DOKUZ KISIMDAN İBARETTİR

KISIM: l ALLAH'I TANIMAYI BİLDİREN AYET, KUDS-İ HADİS VE

HADİS-İ ŞERİFLER

Ey Azizi Bil ki Cenab-ı Hak Kur'an'ı Kerim'in birçok feyetlc rinde kullarının kendisini bilip tanımalarını teşvik buyurmuştu

Kıyamet Alametlerine İnanmak

 

Avf b. Malik el-Eşcaî'den dedi ki: Tebuk Gazvesi'nde, Peygamber -sav-

huzuruna -o deriden bir çadır içerisinde iken- vardım. Şöyle buyurdu: "Kıyametten önce gerçekleşecek altı şeyi sayıyorum: Ölümüm, sonra Beytu'l-makdis'in fethedilmesi, sonra aranızda koyunlar arasında salgın ölümleri andıran çokça ölümlerin olması, sonra malın oldukça artması öyle ki bir kişiye yüz dinar dahi verilecek olsa yine razı olmaz. Sonra Arap evlerinden girmedik hiçbir ev bırakmayacak olan bir fitne, sonra sizler ile Sarı oğullan arasındaki bir ateşkes antlaşması, onlar bu antlaşmayı bozacaklar, size herbirisi altında onıkı-bin asker olmak üzere seksen sancak altında saldıracaklar."1Buhâri 3176; Ebû Dâvûcf 4293: İbn Mace 4042, Bu hadisi BuharI, Ebu Davud, İbn Mace ve Taberani de rivayet etmiş bulunmaktadır.2Taberânî, et-Mu'cemu'l-Kebîr,XIII 40.     

            Huzeyfe b. Esid'den dedi ki: Biz Kıyamet hakkında konuşurken Peygamber -sav- yanımıza çıkageldi "Neden söz ediyorsunuz?" diye sordu. Kıyametten söz ediyoruz, dediler. Bunun üzerine şöyle buyurdu: "On tane alamet görülmedikçe Kıyamet asla kopmayacaktır: Duman, Deccal, Dabbe, güneşin batı'sından doğması, Meryem oğlu isa'nın inmesi, Ye'cuc ile Me'cuc(un çıkması), birisi doğu'da birisi batı'da ve birisi Arap yarımadasında olmak üzere üç kara parçasının yerin dibine geçmesi. Bunların sonuncusu ise Yemen'den çıkıp insanları mahşerlerine doğru önüne katıp sürükleyecek olan bir ateştir." Bunu da Müslim rivayet etmiştir.1Müslim 2901

Lafız Buharî'nin olmak üzere, Buharî ile Müslim'de, İbn Ömer -ra-dan şöyle dediği kaydedilmektedir: Peygamber –sav -in huzurunda Deccal'in sözü geçti. Şöyle buyurdu: "Şüphesiz ki Allah size gizli kalmaz (onu tanırsınız.) Muhakkak Allah'ın bir gözü kör değildir -deyip eliyle gözüne işaret etti.- Şüphesiz Mesih Deccal'in ise sağ gözü kördür, onun gözü adeta kurumuş bir üzüm tanesini andırır."2Buhârî3439

Enes b. Malik –ra-dan dedi ki: Rasûlullah -sav- buyurdu ki: "Kavmini bir gözü kör deccal ile uyarıp korkutmamış hiçbir peygamber yoktur. Şunu bilin ki onun bir gözü kördür ve elbetteki Rabbıniz kör değildir. Deccai'in gözlerinin arasında "kâfir" yazılıdır."3Buharı 7131, 7408: Müslim 2933

Buharî ve başkalarının rivayetine göre Ebu Hureyre -ra- dedi ki: Rasûlullah -sav- buyurdu ki: "Nefsim elinde olana yemin ederim ki fazla zaman geçmeyecek, aranızda Meryem oğlu (Isa) adil bir hakem olarak inecek. Haç'ı kıracak, domuzu öldürecek, cizye'yi kaldıracak. Mal o kadar çoğalacak ki hiç kimse onu kabul etmeyecek, öyle ki bir tek secde dahi dünyadan ve dünyadaki herşeyden hayırlı olacak." Daha sonra Ebu Hureyre der ki: Dilerseniz Yüce Allah'ın: "Kitab ehlinden ölümünden evvel ona iman etmeyecek kimse yoktur. O da Kıyamet günü aleyh/erinde bir şahid olacaktır." (en-Nisa. 4/159) buyruğunu okuyunuz.4Buharı 2222

Deccal ile Meryem oğlu isa –as- sema'dan inip onu öldüreceğine dair hadisler ile Ye'cuc ile Me'cuc'ün Deccal'i (İsa'nın) öldürmesinden sonra onun döneminde çıkacağını ve Yüce Allah'ın onların hepsini, onlara beddua etmesinin bereketiyle tek bir gecede helak edeceğini belirten hadisler bu kısa kitaba sığmayacak kadar çoktur.

            Dâbbe'nin çıkışı, güneşin batı'dan doğuşu ile ilgili olarak da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "O söz aleyhlerine gerçekleşince, Biz onlara yerden bir Dâbbe çıkartırız. Onlara: 'insanlar âyetlerimize inanmıyor/ardı' diye söyler." (en-

Neml. 27/82)

"Onlar kendilerine meleklerin gelmesinden yahut Habbinin gelmesinden

yahut Rabbinin âyetlerinden birisinin gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Rabbinin âyetlerinden biri geldiği gün daha önce iman etmemiş yahut imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye imanı fayda vermez. De ki: 'Bekleyin, biz

de beklemekteyiz.'" (ei-En'âm, 6/158)

Buharî bu âyetin tefsiri ile ilgili olarak Ebu Hureyre'den şöyle dediğini rivayet etmektedir: Rasûlullah -sav- buyurdu ki: "Güneş batı'sın-dan doğmadıkça kıyamet kopmaz. İnsanlar onu göreceklerinde yeryüzünde bulunanların hepsi iman edecektir. Jşte daha önceden iman etmiş olması hali müstesna hiçbir nefse iman etmenin fayda vermeyeceği zaman o zamandır."1 Buhârî 4635.

Müslim'in rivayetine göre de Abdullah b. Amr şöyle demiştir: Rasûlullah -sav-den ezberlemiş olduğum bir hadis var ki onu henüz unutmadım. Rasûlullah -sav- şöyle buyururken dinledim: "ilk çıkacak olan alamet güneşin batısından doğmasıdır. (Sonra) kuşluk vaktinde Dâb-be'nin insanların üzerine çıkmasıdır. Bunların hangisi diğerinden önce olursa, ötekinin de hemen arkasından çıkması pek yakın dernektir."2Müslim 2941

Alışılmadık alametlerin ilkini kastetmektedir. Deccal ve İsa –as- sema'dan inmesi her ne kadar bunlardan önce olacaksa da aynı şekilde Ye'cuc ile Me'cuc'ün çıkışı da böyle ise de; bütün bunlar bir çeşit alışılmışlık özelliğine sahiptir, çünkü bunlar beşer'dirler. Bunların benzerlerini görmek alışılmış bir şeydir. Fakat alışılmadık bir şekilde Dâbbe'nin çıkması, sonra bunun insanlarla konuşması sonra da onları mü'min ve kâfir diye damgalaması olağanüstü bir iştir, işte bu da yeryüzündeki bu tür alametlerin ilkidir. Nitekim güneşin batısından alışılmış adetine muhalif olarak doğması da semada görülecek alâmetlerin ilki olacaktır.

ilim adamları kıyametin alametleri ile ilgili hadislere dair özel ve meşhur eserler tasnif etmişlerdir. Bu kısa şerh bunların hepsini burada kaydetmeye elverişli değildir.

            "Hiçbir kâhin'i, hiçbir arrâf'ı; Kitab'a, sünnete ve ümmetin ic-mâ'ına muhalif herhangi bir iddiada bulunanı da tasdik etmeyiz."

NİKAH

 

عن عائشة قالت قال رسول الله  صلى الله عليه وسلم النكاح من سنتي فمن لم يعمل بسنتي فليس منى وتزوجوا فإني   مكاثر بكم  الأمم ومن كان ذا طول فلينكح ومن لم يجد فعليه بالصيام فإن الصوم له وجاء

 

عن ثوبان قال لما نزل في الفضة والذهب ما نزل قالوا فأي المال نتخذ قال عمر فأنا أعلم لكم ذلك فأوضع على بعيره فأدرك النبي  صلى الله عليه وسلم  وأنا في رجاء فقال يا رسول الله أي المال نتخذ فقال ليتخذ أحدكم   قلبا شاكرا  ولسانا ذاكرا وزوجة مؤمنة تعين أحدكم على أمر الآخرة

 

عن الضحاك بن مزاحم قال سمعت أنس بن ما لك يقول سمعت رسول الله  صلى الله عليه وسلم يقول من أراد أن يلقى الله   طاهرا مطهرا  فليتزوج الحرائر

 

حدثنا أبو بكر بن أبي شيبة ثنا حفص بن غياث عن حجاج عن محمد بن سليمان عن عمه سهل بن أبي حثمة عن محمد بن سلمة قال ثم خطبت امرأة فجعلت أتخبأ لها حتى نظرت إليها في نخل لها فقيل له أتفعل هذا وأنت صاحب رسول الله  صلى الله عليه وسلم  فقال سمعت رسول الله  صلى الله عليه وسلم  يقول إذا ألقى   الله في قلب  امرئ خطبة امرأة فلا بأس أن ينظر إليها

 

 

 

YUKARI